Kitap Hakkında
Modern dünyanın büyük siyasi fikirleri ve hareketleri, özgürlük ve eşitlik gibi evrensel bir vaadi üzerine kurulmuştur. Ancak günümüzde, bu tür isteklere şüpheyle yaklaşılıyor. Eleştirmenler evrensellik çağrısını, tahakkümün bir biçimi ya da başkaları adına konuşmanın bir yolu olarak görüyorlar. Yine de, evrenselciliğin gerçek anlamını yeniden keşfetmemiz gerekiyor.
Todd McGowan, siyasi düşünce ve eylemi yeniden düşünmemize yardımcı olacak yeni bir evrensellik anlayışı geliştiriyor. McGowan, eşitlik ve özgürlük gibi evrensellerin, bizim varoluşumuzu oluşturan ortak deneyimlerden ve onlara ulaşmak için verdiğimiz mücadeleden doğduğunu savunuyor. Bu nedenle, evrensellik, tikelciliğin değil, ortaklığın ve dayanışmanın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
McGowan, Nazizm ve Stalinizm gibi totaliter rejimlerin tarihini yeniden gözden geçiriyor ve bu hareketlerin evrenselliğini geri kazanıyor. Sağ ve Sol arasındaki ayrımın, tikelliğe karşı evrensellikten kaynaklandığını gösteriyor. Solculara yöneltilen kimlik siyaseti suçlamasına rağmen, her özgürleştirici siyasi proje temelde evrenseldir ve kimlik siyasetinin gerçek savunucuları sağ kanattır.
Modern dünyada, eşitsizlik ve özgürlüksüzlük her yerde hazır ve nazır. Fransız Devrimi’nin vaadi yerine getirilmemiştir. İşçiler açlık sınırındaki ücretler karşılığında, elektronik teçhizatın montajını yapıyor. İnsan taciri şebekeleri gezegenin dört bir yanında binlerce kadını seks kölesi olarak satıyor. Gey gençlerin intihar etme oranı heteroseksüel gençlere kıyasla dört kat daha fazla. Sağcı popülist liderler zengin çıkar gruplarının gücünü korumak için milli bölünmeleri sertleştiriyor.
McGowan’ın kitabında, siyasi gerekçesini yitirmiş olsa da eşitsizliği kabul ediyoruz. Modernitede, eşitsizliği kurucu bir unsur olarak kabul ediyoruz. İşte bu nedenle, gerçek bir evrensellik anlayışına ihtiyacımız var. McGowan, gerçekten özgürleştirici bir siyasetin özünde evrenselci olduğunu gösteriyor ve kimlik siyasetinin kaçınılmaz olarak muhafazakâr düzene hizmet ettiğini ortaya koyuyor.
Kitabın yazarları, McGowan’ın çalışmasının önemli olduğunu düşünüyorlar. Mari Ruti, kitabın yazarı, McGowan’ın evrenselciliğin gerçek anlamını yeniden keşfetmemize yardımcı olduğu için teşekkür ediyor. Joan Copjec, McGowan’ın evrensellik üzerine tartışmalara yeni bir bakış açısı sunuyor ve kitabın zamanından daha fazlasını anı yazdığını söyleiyor. Anna Kornbluh, McGowan’ın eşitlik ve özgürlüğe dair yeni siyasi tahayyüllerin altını cesaretle çizdiğini savunuyor. Robert Pfaller, McGowan’ın özgürleştirici siyasi çabalar için önemli bir içgörü sunduğunu söyleyecektir.
Kitap, modernitenin bir anıtı olarak bugünün toplumu ortaya koyuyor. Ancak McGowan’ın kitabında, gerçek bir evrensellik anlayışına ihtiyacımız var. McGowan, eşitlik ve özgürlük gibi evrensellerin, bizim varoluşumuzu oluşturan ortak deneyimlerden ve onlara ulaşmak için verdiğimiz mücadeleden doğduğunu savunuyor. Bu nedenle, evrensellik, tikelciliğin değil, ortaklığın ve dayanışmanın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Ürün Özellikleri
| Yayın Tarihi | 12.12.2023 |
| Dil | TÜRKÇE |
| Sayfa Sayısı | 254 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
| Kağıt Cinsi | Kitap Kağıdı |
| Çevirmen | Erkal Ünal |
| Orijinal Adı | Universality and Identity Politics (2017) |



