Kitap Hakkında
Direniş aslında muhafazakâr bir sözcük. Bir etkiye karşı maddenin kendisi olarak kalmaya çabalamasını temsil ediyor. Ancak kullanıldığı bağlama bakıldığında hemen her defasında iktidarı elinde bulunduranların uyguladığı baskıya, sindirme, etkisizleştirme, tektipleştirme vb. politikalara karşı bir duruşu simgeliyor. Hatta gündelik kullanımdaki anlamını da bu yönüyle kazanmış gibi. Dolayısıyla direnişe bağlamını veren şey ana akım diyebileceğimiz iktidarcıl pozisyonun karşısında kendisi olabilme gücü. Bugün bütün dünya üzerinde iktidarlara baktığımızda “direniş” sözcüğünün neden muhafazakâr değil, devrimci bir vurguyu içerdiğini hemen anlayabiliriz; çünkü mevcut iktidarların böylesi korkunç olduğu bir dünyada “kendi olmak” devrimci bir eylemdir…
Neden insanlar kendilerini ifade etmek için sanatsal yollar seçiyorlar? Bu sorunun cevabı “seçme” ediminde gizli. Aslında seçtikleri şey sanat değil, direniş – ana akıma benzememe, iktidarcıllaşmama, kendilerini içine çekmeye çalışan girdaba kapılmama arzusu. Bu da bizi başlığın ikinci kısmına yani “direnişin kendisi olarak sanat”a getiriyor.
Sanat, toplumun içinde toplumun akışının aksi yönünde çalışarak yeni olanakları ortaya çıkartır. Devre aşırı yüklenirse bir sigorta gibi çalışarak ona kısa devre yaptırır. Sokaktaki direnişin sanatla birleşmesinin nedeni bu kısa devre mantığında bulunabilir.
Sanat, hiçbir şey değilken direnişin kendisidir.
(Tanıtım Bülteninden)
Ürün Özellikleri
| Yazar | Barış Acar |
| Yayınevi | Livera Yayınevi |
| ISBN | 9786256663534 |
| Sayfa Sayısı | 144 |
| Boyut | 13 x 19 |
| Dil | Türkçe |
| Cilt Tipi | İnce Kapak |



